Her yazdığı yazının ardından heyecanla tepkileri bekler kalemi tutan. Yazıya karşı insanların öncelikle farkındalığını gözlemler. Sonrasında etkilerini izler. Acaba ne kadar okunuyor? Okunduktan sonra ne tip tepkiler veriliyor? İnsanların eğilimlerine ne ölçüde etki ediyor?Bütün bu soruların cevapları yazarın yazı hayatının sürekliliği ve verimliliğini belirler. Kelimelerle, cümlelerle oluşturduğumuz fikirlerimiz yazıyla baki kalırken paylaşıldıkça ölümsüzleşir. İşte bu noktada kalemi tutan önemsenir. Yazı hayatının emekleme döneminde olan benim gibi çömezler için öncelikle okunabilirlik yeterli bir tatmin düzeyidir. İnsanların yazılarımın kenarından köşesinden iki cümle bile okuması bana haz veriyor. Bundan daha öte yazı hakkında düşüncelerini benimle veya çevrelerindeki insanlarla paylaşmaları bu hazzı ikiye katlıyor. İnsanın yazı hayatındaki üretkenliğini doruğa ulaştıran en mühim şeyse kalemin davetine insanların icabet etmesi oluyor.
Bundan iki ay önce haftalık bir dergide köy çocuklarını isimsiz hediyeler vererek mutlu etmek üzerine bir yazım yayınlanmıştı. Küçük bir hediyeye karşı içten bir gülümseme vadeden bir kampanya şeklinde kurgulamıştım bu metni. Arkadaşlarım ve akrabalarımdan soranlar ve bu davete icabet edenler oldu. Ama beni en çok etkileyen şey bu tepkiler değildi.
Yazının yayınlanmasının haftasında bir mail aldım. Hollanda’da Türk Büyükelçiliğinde çalışan bir görevli bu yazıda bahsi geçen hediyelerin içeriği ve köy çocuklarına nasıl ulaştırabileceğini soruyordu. Beni tanımayan bir insanın yalın bir şekilde yazı ve fotoğrafın yol göstericiliğiyle bu mesajı bana yollaması beni çok mutlu etti. Mesajı önemli kılan en mühim özellikse akraba, arkadaş, tanıdık tepkilerinin sübjektifliğinden uzak, beni o yazı ve konuya ilişkin fotoğraflarla tanıyan bir insanın içten tepkisi olmasıydı.
İnsanların ruh dünyalarında küçük bir etkiye neden olabilmenin verdiği haz her şeyin önüne geçti bir anda. Kalemle iyiliğe vesile olunabileceğini gösteren Çiğdem Mercan’a sonsuz teşekkürler…
hayalanya@gmail.com
Hayri Yenialp



Senin gibi usta kalemlere ve gezginlere Alanya nın ihtiyacı var…….