Dar sokaklardan dolanarak geçen deniz havası, evlerin cümle kapısından içeri süzülüp mevsimin ruhunu insana taşır şehrin o bölgesinde. Sabah uykusundan uyanan bedenler günün o vaktinin mahmurluğunu üstlerinden attıkları ve gözlerini yeni güne açtıkları andan itibaren yüzlerce yıllık bir kültür birikiminin içinde bulurlar kendilerini. Gözünü açtığı anda gördüğü tavan göbeği, ev halkının toplanıp beraber kahvaltı yaptığı çağnişir, sokağa çıktığı anda gördüğü tanıdık yüzler, onlarla yapılan hoş sohbetler hepsi belli bir kültürel alışkanlıklar sinsilesinin yansımalarıdır. İnsanların varlığından haberdar olma onlara varlığını bildirme geleneği hükmünü sürer bu yaşam ortamlarında.
Belli bir yaşam zevkinin yansıması olan bu sosyal çevre günümüzde hükmünü sürmüyor muhakkak ama belli zorunlu birliktelikler günümüz insanının bu sosyalleşme türünün kıyısından köşesinden yakalamasını sağlıyor.
Cenazeler, düğünler bu sosyal birlikteliğin vücut bulduğu alanlar olarak görülüyor. Hele ki bu toplantılar eski Alanya’yı yansıtan mekânlarda yapılıyorsa.
Geçenlerde elime Tophane’de yapılan bir düğünle ilgili siyah-beyaz fotoğraf geçti. Fotoğraftaki yüzlerin çoğunu şu anda hayatta değildi. 1950’lerde yapıldığını düşündüğüm düğün, bu fotoğrafla günümüze taşınıyordu.
Birbirine bitişik evlerin damlarına çıkmış ahali, taş döşeli dar sokaktan düğün evine, gelinle damadın ilerleyişini ilgiyle izliyorlar. Bir katırın üstünde gelin, hemen önünde bir bayrakla yeni hayatına doğru ilerliyor.
1940’lar ve öncesinde doğanlara çok daha fazla duygu ve düşünce sağanağına maruz bıraktığını düşündüğüm fotoğraflatan günümüze gelirsem, bu mekânlarda yapılan düğünlerin mutlaka eski tadı olmayabilir. Hatta düğün sahibine çok daha külfetli ve yorucu organizasyonlar gerektirebilir. Ama yakın zamana kadar yapılan tophane ve kale düğünleri davetliler için eşsiz deneyimlerin kapısını açıyor.
Hatıralar arasında sıkışıp kalmış birçok an, o mekânlarda vücut buluyor. Yaşanılmış hayatın figüranları bir köşeye çekilip geçmişin kritiğini yapıyorlar. Çocukluk ve gençlik anıları Tophane ve kalenin dar sokaklarında, Esat Burcu’nda, Kule dibinde, Soğuk Kapı’da tekrar canlanıyor.
Mutlaka düğünler ve cenazeler 1940’lı yıllar ve öncesinde doğanlar için bir vesile oluyor bu yaşanmışlıkları tekrar anımsamak için. Mekânlar tekrar keşfediliyor düğün dönüşü, taziye çıkışı. Evler, sokaklar, insanlar, geçmiş, gelecek velhasıl hayat tekrar bir süzgeçten geçiriliyor…
Hayri Yenialp


