Yazı ve Fotoğraflar: Hayri YENİALP
Deniz dingin ve anlayışlı, tarih bilge ve vakur, zaman dün, bugün ve yarın. Bütün bunların tam ortasında biraz tef, biraz gitar, biraz da piyano… Kulağıma gelen tınılar, şehrimi sarıp sarmalayan deniz, ve bütün bu anın tanığı tarih bir araya gelince yaşanmışlığımın farkına varıyorum.
Müzik farkında olmanın bir vesilesi aslında. Etrafımızı, bulunduğumuz atmosferi müzikle daha derinden algılıyoruz. Denizdeki yakamoz daha duygulu, yanı başımızdaki tarihi kule daha heybetli, gökteki ay daha bir parlak müzikle.Bu anlamda caz günleri müzikle, yaşadığımız şehre daha duygulu, daha içsel bakmamıza vesile oldu. Yüzeysel olarak her gün önünden geçtiğimiz, zaman zaman karşısına geçip çayımızı yudumladığımız, simgemiz olan ama içeriğini, anlamını bilmediğimiz üç temel öğe ancak müzik aracılığıyla kendini buldu. Deniz, Tersane ve Kızılkule…
Caz günlerinde, içinde yaşam öyküleri barındıran mekanlar, değişik zamanlardan ve mekanlardan hikayeleri anlatan ezgilerle bir araya geldi. Kim bilir belki bir gün, başka coğrafyaların hikâyelerinin dinlendiği bu mekânların öyküsünü, bu günün dinleyicileri besteler… Hayri Yenialp / Yazı ve Fotoğraflar







