Hem erkekler hem kadınlar için kırk en güzel yaştır. Bence kırk sayısı tılsımlıdır. Kırk yaşında insan yeni bir vazife üstlenir. Tasavvufta kırk sayısı bir mertebe aşmak için sarf edilen zamanı, manevi uyanışı temsil eder. Kırk öyle kudretli bir sayıdır ki, kırışıklıklar da saçındaki aklar da yanında cılız kalır.Elif Şafak (AŞK adlı kitabından) Çocukken, çok genç yaşta ölmek isterdim. Böylece herkes benim ölümüme çok üzülecek, hiç unutmayacaktı. Ah Aptal kafam! Unutulmamanın tek yolunun bu olduğunu zannediyordum galiba. Hem o zamanlar otuz veya kırk yaşındakiler bana çok yaşlı geliyordu.
Nihayet kırk yaşım geldi. Çocukken çok yaşlı bulduğum zamanlar… Aynaya baktığımda kendimi pek yaşlı bulmasam da, acaba gençleşme çabaları mı diye düşünmeden de edemiyorum. Elif Şafak’ın meşhur AŞK kitabındaki bu satırları bulduktan sonra ise, hazine bulmuş kadar sevindim.
Kırk yaşındayım. Eskisine göre daha alçak sesle konuşuyor, daha az yemek yiyorum. Daha çok sarılıyor, daha az sinirleniyorum. Etraf kirlenince, en güzel elbisem lekelenince, halıya vişne suyu dökülünce, verilen sözler tutulmayınca, şakaklarımda aklar belirince, kırışıklıklarımın yalnızca gülmeye bağlı olmadığını anladığımda üzülmüyorum. Kocaman gülümsüyorum. On yıl önce yaşımı saklamak isterken, şimdi herkese söylüyorum.
Kendimi pek çok arkadaşımın annesi gibi görüyorum. Taptıkları hataları telafi etmeye, daha çabuk olgunlaşmalarını sağlamaya çalışıyorum. Daha kolay beğeniyor, daha çok teşekkür ediyorum. Bu yıl, arkadaşlarıma, hediye olarak ne istediğimi bile söylüyorum. Belki kırk yaşımın en kötü tarafı, dilimin hala biraz sivri olması. İstesem düzeltebileceğim ama bilerek düzeltmediğim bir yanım. Çünkü, insanların pervasızlığı ve sınır tanımazlığı, bazı tedbirler almama yol açıyor.
Kırk yaşındayım. Hayatımın sonuna yaklaştığımı değil de, bütüne ulaşmaya az kaldığını düşünüyorum. Olgunlaşmam için gereken sınavların zorlaşmasından, mezuniyetime yaklaştığımı düşünüyorum. Daha yaşanılır bir dünya ve ülke için uğraşıyor, elimden geleni yapmaya çalışıyorum.
Kırk yaşındayım. Artık, sadece kendimi düşünmüyorum. En kültürlü, en duyarlı ve ileri ben olayım diye uğraşmıyorum. Aksine, çevremdeki herkesin ilerlemesi için çabalıyorum. Tek kişilik kurtuluş olmayacağını biliyorum çünkü…
Kırk yaşındayım. Saçlarımı boyatmadan, estetik ameliyat yaptırmadan tadını çıkarıyorum.
Şimdi en önemli felsefem; Hayat kırkında başlar!
Sevgi ve saygılarımla
NOT: Herkesin Mübarek Ramazan Bayramını kutlar, her günü bayram tadında bir ömür dilerim.
Diş Hekimi Mürüvet TURHAN


