İnsanlar hep dilimin ucundakileri yazıyorum zannediyorlar. Halbuki, kirpiğimin ucundakileri yazıyorum. Yani; beni ağlatanları, güldürenleri ve kızdıranları… Eğer kızıyorsam, kırılıyorsam ve seviniyorsam, kesinlikle yaşıyorum demektir.Hani bazı şeyler olur. Bizi çok üzen, çok sevindiren veya kıran şeyler. Aradan uzun yıllar geçer ama biz hiç unutamayız. Ne zaman aklımıza gelse aynı kızgınlıkla doğruluruz yerimizden. Kanımız yine deli deli akar. Avuçlarımız terler. Sanki o anı yeniden yaşarız. Ben bunu, hesabı kapatmamaya bağlarım hep. Söylemek istediklerimizi söyleyemediğimiz, içimizi boşaltamadığımız, hesabı kapatmadığımız için kızarız. Hep yarım kalan bir hesaptır ve artık çok geç kalınmıştır. Söylemek istedilerimizi şimdi söylesek, artık o kadar etkili de olmayacaktır.
Bir anlamda kendimize de kızarız. Keşke şunu da söyleseydim. Şunu da yapsaydım. Şunları yapmasaydım. Liste uzar gider ve gözümüze uyku girmez. Zaman bize yardım etmez. Aksine, hem başkalarına hem de kendimize olan kızgınlığımız arttıkça artar.
Size bir sır vereyim mi? Ben, yaptıklarım için değil, yapmadıklarım için pişmanlık duyarım. Yaptıklarım ne kadar hatalı olsa da benimdir ve bana çok şey katmıştır. Eksik kalan yanlarım, yapmadıklarımla ilgilidir. Hep, keşke şunları da yapsaydım, şuralara da gitseydim, şu insanlara da fırsat verseydim diye düşünürüm. Aslında hayat bir havuzdur ve herşeyi biriktirir. Bizler, o havuzda ne biriktirirsek o oluruz. Bazılarımız sevgiyi, bazılarımız nefreti biriktirir. Bazılarımız parayı, bazılarımız insanlığı biriktirir. Ve, havuzda ne biriktirirsek, çevremize de onu veririz.
Etrafımıza baktığımızda, henüz bitmemiş hayatlar görürüz. Yani havuzlar dolmaya devam ediyor. Henüz vakit varken, nefret musluklarını kapatıp, sevgi musluklarını açalım ve etrafımıza da sevgi dağıtalım. Dünyanın gerçekten ihtiyacı olan tek şey sevgidir çünkü…
Nefret yıkar, sevgi korur.
Sevgiyle çevrelenmiş bir yaşam dilerim…
Dt. Mürüvet Turhan


