Mürüvet Turhan

Önceki Yazı << Sonraki Yazı >>

Hayatın keskin dönemeçleri

Hayat yolculuğu, hepimizin en az bir kez çıktığı yolculuk gibidir. Bir başlangıcı ve sonu vardır. Ya yolculuğun başında birilerinden ayrılırsın, ya da sonunda birilerine kavuşursun. Bizi ilgilendiren kısmı, çoğunlukla ya ayrılma, ya da kavuşma anıdır. Yolculuk, o kadar ilgilendirmez bizleri.
Hayat yolculuğundaki en önemli bölüm ise; yolculuktur. Herkesin bir yolculuk anlayışı vardır ve ona uygun davranır. Kimi; zorlukları görmez ve keyif almaya çalışır. Kimi; keyifli şeyleri değil, zorlukları görür. Kimi, insanları önemser, kimi eşyaları. Kimi bir şeyler öğrenmeye çalışır, kimi bir şeyler öğretmeye… Kimi yolculuklar kısa sürer ama doludur, kimi yolculuklar uzun sürer ve boştur. Sonunda herkes aynı yolculuğu yapar ve aynı yere varır. Ama herkes ayrı şeyler görmüş, yaşamış ve öğrenmiştir.
Hayat yolculuğumuzu farklı yapan şey, karşılaştığımız insanlar ve onlarla yaşadıklarımızdır. Belki bazılarımız aynı insanlarla karşılaşmışızdır. Ama karşılaştığımız zaman ve yer farklı olunca, hissettiklerimiz veya yaşadıklarımız da farklı oluyordur, kimbilir… Hayatımızın her dönemecinde farklı bir insanla karşılaşırız ama bazen o insanı bırakıp devam ederiz yaşamaya. Bazen, o insanların arasından seçtiklerimiz ve ne olursa olsun vazgeçmediklerimiz olur. Bizi çeken insanlar ya bize çok benzerler, ya da tam zıddımız olurlar. Onları vazgeçilmez kılan nedir, bazen anlayamayız bile.
Bazen de, ne kadar iyi olursa olsun karşılaştıklarımız, geride bırakıp gideriz. Arkamıza bakmadan, yüreğimiz sızlamadan gideriz. Geride bıraktıklarımızın yaşadıklarını, geride bırakılınca anlarız.
Ve emek verdiklerimiz… İçimizi en çok yakan, yüreğimizi en çok kanatanlar, en çok emek verdiklerimizdir. Koruyup savunduklarımız, güvendiklerimiz, zaman ve enerjimizi harcadıklarımızdır. Tamam dediğimiz anda emeklerimizin boşa gittiğini gördüklerimiz…
Artık şunu biliyorum ki, evrende yaptığımız hiçbir şey boşa gitmez. Muhakkak gerekli olan bir yere gitmiştir ve nerde olursak olalım, geri dönüp bizi bulacaktır.
Hayat yolumuz bazen dümdüzdür. Her iki yandaki güzellikler yerine, yola bakarız. Çok sıkılır ve macera ararız. İçimizden bir ses’ şu patikaya dön’ der, aniden. Cesaret isteyen bu sesi bazen duymaz ve yola devam ederiz. Bazen de, hemen sapıveririz ana yoldan. Zaman zaman pişmanlıkla bitse de, yoldan ayrılıp macera arayanların sayısı pek az değildir.
Bazen yolumuz çok dönemeçli olur. Yolumuz hızla akıp gider ve biz yine yola bakıp, çevreyi ihmal ederiz. Aslında biraz yavaşlayabilsek, her şeyi kontrol etme isteğimizden vazgeçsek, hayat yolumuzun ne kadar güzel olduğunu fark edeceğiz. Yol arkadaşlarımızın ne kadar iyi olduğunu fark edeceğiz. Aslında, hayatın ne kadar yaşanılası olduğunu fark edeceğiz.
Biz hep yaşadığımız kötü olayları veya karşılaştığımız kötü insanları hatırlıyoruz. Ne kadar talihsiz olduğumuzu, hayatımızın cehennem olduğunu düşünüyoruz. Halbuki, bizi en çok olgunlaştıran ve en önemli şeyleri öğretenler, kötü diye düşündüklerimizdir. Unutmayın, kötü diye bir şey yoktur, öğrenilmesi gerekenler vardır.
Şimdi, yani daha ölmeden hayat muhasebemizi yapalım. Etrafımızda kimler var? Saygın, herkesin sevgi ve takdirini kazanmış kimseler mi, dedikoducular ve enerji emiciler mi? Ve, siz neden onlarla birliktesiniz?
Hayat yolunuzun uzun, güzel ve dostlarla dolu olması dileklerimle…

margin-right: 15px;

Rastgele Yazılar:

  • Ada'da keyifli akşam
  • Hümeyra Alanya’da
  • İki sıkı dost
  • Tel, Red Tower'da
  • Ne kadar güzelsiniz...

  • Yorum Bırak