Mürüvet Turhan

Önceki Yazı << Sonraki Yazı >>

GELİŞİ-YORUM !

Yaklaşık üç yıldır, çeşitli seminerle katılarak, kitaplar okuyarak ve eğitimler alarak KİŞİSEL GELİŞİMİMİ tamamlamaya çalışıyorum. İnsanlara kızmak yerine, anlamaya çalışıyorum. Onları, bu davranışları yapmaya zorlayan nedenleri bulmaya çalışıyorum. Elimden geldiği kadar herkese ilgi ve sevgi göstermeye çalışıyorum. Üzerimde bir NİRVANAYA AZ KALMIŞ KADIN havası var ki sormayın. Alanya sokaklarında, huşu içinde dolanıyorum. Hatta bazı arkadaşlarım, yerden yarım metre yüksekte yürüdüğümü bile iddia ediyorlar.
Amaaaa… Bazen öyle şeyler oluyor ki; içimde henüz öldüremediğim ilkel yanım, YEMİNİMİ BOZDUMMM diyerek ortaya çıkıyor. Başlıyorum saymaya… Canım ülkemin canım insanları, neden böyle yapıyorsunuz? Neden beni çıldırtıp, aldığım eğitimleri çöpe attırıyorsunuz? Ayıp değil mi? Gelin sizde eğitimlere; kardeş kardeş kişisel gelişelim. Hem bu sefer sizden az kar edeceğim, söz…
Şaka bir yana, son zamanlarda öyle olaylar oldu ki, gerçekten çok kızdım ve çok üzüldüm. Önce, insanların diğer insanlara neden iftira attığını anlayamadım. İftira attıkları insanların, ya mutluluklarını ya paralarını ya da huzurlarını kıskanıyorlar herhalde…
İftira atılanlar ise, gördükleri herkese kendilerini anlatmaya çalışıyorlar. Adalet sisteminde, her insan, suçluluğu ispat edilene kadar suçsuzdur. Yani, insanların suçluluğu ispat edilmezse, suçsuz kabul edilirler. Sosyal hayatta ise, insanlara iftira atılır ve insanlar, suçsuzluklarını ispat etmeye çalışırlar. Zaten, öyle şeyler iddia edilir ki, çoğu zaman ispat etmek imkansızdır.
Bu insanları en çok üzen şey ise, çoğu zaman atılan iftira değildir. Nedir biliyor musunuz? Hiç kimsenin sahip çıkmamasıdır… Düne kadar etrafında olan, seven, güvenen insanlar, aniden ortadan kaybolurlar. Bence, böyle olayları yaşamak tabii ki çok üzücüdür ama etrafınızdaki insanların gerçek yüzlerini görme fırsatı verdiği için, aynı zamanda sevindiricidir de… Önceki yazımda demiştim ya; aynanın karşısından vicdanınız rahat ayrılıyorsanız, kimseye bir şey ispat etmek zorunda değilsiniz…
Beni kızdıran ikinci olay ise, insanların yüzüne gülüp dostmuş gibi davranan ama arkasından çevirmediği iş kalmayanlardır. En çok korkulan insanlar, ikinci grup insanlardır. Çünkü bilirsiniz ki, zaten düşman olanlar iftira ediyorlar. Sizi sevmediklerini, çekemediklerini her fırsatta açığa vuruyorlar. Dostluk adı altında yaklaşanların gerçek niyetlerin anlamaz ve inanırsanız, sonunda çok yıkılırsınız. Hatta zaman içinde, insanlığa olan inancınız biter.
Bu hafta çok sevdiğim ve değer verdiğim insanlar çok üzüldü. Onların üzülmesi beni daha çok üzdü. Sevgili dostlar, siz hiç üzülmeyin. Diğer insanlara da küsmeyin. Onlar sadece, dünyadaki rollerini oynayıp, öğrenmemiz gerekenleri öğrenmemize yardımcı olacaklar. Hayatımıza giren herkes, olgunlaşmamıza yardım edecek. Bu yüzden, hayatımızda olan insanlara teşekkür borçluyuz
Ben kendi adıma, hayatımdaki tüm iyi ve kötü insanlara teşekkür ederim.

Rastgele Yazılar:

  • Dostlar bir arada
  • Şaşkınım, o kadar…
  • Kemal ve Rabia'nın mutlu günü
  • Çocuğu gibi
  • Farkındalık

  • Yorum Bırak