|
Tem
01
|
Kadın dediğin, öpünce, çamur gibi sıvanmayacak yüzüne gözüne. Duvar boyasının renk kartelası gibi dolanmayacak etrafta. Teninin, saçının, gözünün rengi belli olacak. Belli belirsiz sabun kokacak en fazla. Temizlik kokacak…Kadın dediğin, kocasına çocuklarına, kaynanasına sahip çıkacak. Ailesini derleyip toparlayacak, sevgi hamuruyla yoğuracak. Evde neler yaşanırsa yaşansın, dışarıya belli etmeyecek. Aile onurunu koruyacak…
Kadın dediğinin, özü sözü bir olacak. Kocaya başka, komşuya başka, arkadaşlara başka yalanlar söylemeyecek. Vaziyeti kurtarmak için ayaküstü kırk numara çevirmeyecek…
Kadın dediğin güzel ve yerine göre giyinecek. Ama kendinden önce kıyafeti gelmeyecek. Oturup kalkmasını, yiyip içmesini bilecek ama ölçüyü kaçırmayacak. Bir ortamda, geldiği zamanki kadar, giderken de saygı görecek.
Kadın dediğin akıllı olacak. Söylediği sözün nereye gideceğini hesapladığı gibi, memleket meselelerini de rahatça tartışabilecek. Aklını, kendisi ve ülkesinin faydasına kullanmayı seçecek.
Kadın dediğinin mesleği olacak. Kendi parasını kazanıp, kocasına asalak gibi yapışmayacak. BİLMEM KİMİN KARISI değil de, kendisi olacak. Sevmediği bir adamla parası için evlenip, ömrünü çürütmeyecek. Eğer ev kadınıysa, evi çiçek gibi olacak. Çocuklar okuldan geldiklerinde, sıcak bir yuvaya geldiklerini anlayacaklar. Evde çalışan kadın da üreten bir birey olmayı başaracak.
Kadın dediğinin elinden her iş gelecek. Yırtık dikmesini, çorba kaynatmasını ve sofra kurmasını bilecek. Erkeği elde etmesini olduğu kadar, elinde tutmasını da bilecek.
Kadın dediğin dilini tutmasını bilecek. Adamın tepesini attırmayacak. Gerektiğinde ortamı yumuşatmasını bilecek. Dedikodu yapıp, kendini ve başkalarını zora sokmayacak. Kadın dediğin asla küfür etmeyecek. Hem bedenine, hem de diline sahip olacak.
Kadın dediğin dırdır etmeyecek. Naz yapmayacak. Sırf istedikleri yapılmadı, istediği yere gidilmedi diye çıngar çıkarmayacak. Hayatı kimseye zindan etmeyecek.
Kadın dediğin, yürüyüşe giderken topuklu ayakkabı giymeyecek. Ormana pikniğe giderken de lens veya takma kirpik takmayacak. Nerede nasıl giyinmesi ve davranması gerektiğini bilecek.
Kadın dediğin, sofraya oturup, erkeğiyle iki duble rakı içecek. Ama sarhoş olup çirkinleşmeyecek. Rakı, sadece içindeki çocuğu açığa çıkarıp, neşelendirecek.
Kadın dediğin öyle olacak ki; elleri köfte yoğururken de, pırlanta yüzük takarken de güzel olacak. Çünkü o eller sevdiği adamın hayatını kavrayacak.
Kadın dediğin çerez olmayacak. Erkeğin hayatını görüntüsüyle değil, sevgisi ve huzuruyla dolduracak. Hatta o kadar dolu olacak ki sevdiği adam, başka kadınları görmeyecek bile.
Kadın dediğin, her şeyde ölçülü, sevgisini göstermede ölçüsüz olacak. Toplum içinde de erkeğine sahip çıkacak. Ama hatun olmayı da bilecek. Herkes bilecek ki, konuşulanlar sadece orada kalacak. Üzerine bin bir laf eklenerek, dünyayı dolaşmayacak.
Kadın dediğin kaprissiz olacak. Anne, eş, dost ve çalışma arkadaşı olacak. Karşılığında ne verirlerse versinler, kimseyi satmayacak. Onurunu ayaklar altına almayacak. Kadın dediğin şefkatli olacak. Başını göğsüne yasladığında, için huzurla dolacak. Sarıldığında, ilahi bir varlığın kollarında olduğuna yemin edebileceksin.
Kadın dediğin önce İNSAN olacak. Yaptığı her şey önce yüreğe dokunacak.
Erkek dediğin de, böyle bir kadını arayıp bulacak ve içindeki güzellikleri ortaya çıkaracak tabii ki…
Kadınlık onurunu koruyan kadınlara saygılarımla…





